behind one - Turkish English Dictionary

behind one

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

Meanings of "behind one" with other terms in English Turkish Dictionary : 94 result(s)

English Turkish
General
talk behind one's back v. birinin arkasından konuşmak
do something behind one's back v. birinden gizli yapmak
say something behind one's back v. arkasından konuşmak
say something behind one's back v. birisinin arkasından konuşmak
be behind one's time v. zamanın gerisinde kalmak
stand behind one's word v. sözünün arkasında durmak
talk about someone behind one's back v. birisinin arkasından konuşmak
behind one's back adv. haberi olmadan
behind one's back adv. arkasından
behind one's back adv. gizlice
behind one's back adv. gıyabında
Phrases
you can't dance at two weddings (with one behind) expr. iki cambaz bir ipte oynamaz
you can't dance at two weddings (with one behind) expr. iki karpuz bir koltuğa sığmaz
Proverb
If two ride on a horse one must ride behind bir çöplükte iki horoz ötmez
if two ride on a horse, one must ride behind bir ipte iki cambaz oynamaz
if two ride on a horse, one must ride behind bir koltukta iki karpuz taşınmaz
Colloquial
with one arm tied behind one's back n. gözü kapalı
with one arm tied behind one's back expr. hiç zorluk çekmeden
with one arm tied behind one's back expr. kolayca
with one arm tied behind one's back expr. eli arkasında bağlıyken bile
Idioms
burn one's bridges behind one v. köprüleri atmak
do something with one arm tied behind one's back v. hiç zorlanmadan yapmak
could do something with one hand tied behind their back v. (başkasının yaptığını) tek eliyle yapabilmek
could do something with one arm tied behind their back v. (başkasının yaptığını) tek eliyle yapabilmek
do something behind one's back v. birisinin arkasından iş çevirmek
put one's weight behind something v. varıyla yoğuyla arkasında durmak
put one's weight behind something v. olanca güçle destek vermek
throw one's weight behind something v. var güçle/gücüyle arka çıkmak
put one's weight behind something v. var güçle/gücüyle arka çıkmak
throw one's weight behind something v. olanca güçle destek vermek
throw one's weight behind something v. bütün varlığıyla desteklemek
throw one's weight behind something v. varıyla yoğuyla arkasında durmak
put one's weight behind something v. bütün varlığıyla desteklemek
put all one's problems behind one v. tüm sorunlarını geride bırakmak
take (one) behind the woodshed v. (birine) büyük bir gizlilikle çıkışmak
take (one) behind the woodshed v. (birini) büyük bir gizlilikle cezalandırmak
take (one) behind the woodshed v. (birini) büyük bir gizlilikle paylamak
take (one) behind the woodshed v. (birine) büyük bir gizlilikle memnuniyetsizliğini belirtmek
take (one) behind the woodshed v. (birini) büyük bir gizlilikle azarlamak
could (do something) with one hand tied behind (one's) back v. (bir şeyi) kolayca/rahatça yapabilmek
could (do something) with one arm tied behind (one's) back v. (bir şeyi) hiç zorlanmadan yapabilmek
could (do something) with one arm tied behind (one's) back v. (bir şeyi) kolayca/rahatça yapabilmek
could (do something) with one hand tied behind (one's) back v. (bir şeyi) hiç zorlanmadan yapabilmek
could (do something) with one hand tied behind (one's) back v. (bir şeyi) tek eliyle bile yapabilmek
could (do something) with one arm tied behind (one's) back v. (bir şeyi) tek eliyle bile yapabilmek
do something with one hand behind your back v. hiç zorlanmadan yapmak
do something with one hand behind your back v. çocuk oyuncağı olmak
do something with one hand (tied) behind your back v. tek eliyle bile yapabilmek
do something with one hand (tied) behind your back v. çocuk oyuncağı olmak
do something with one hand behind your back v. tek eliyle bile yapabilmek
do something with one hand (tied) behind your back v. hiç zorlanmadan yapmak
go behind (one's) back v. (birinin) arkasından iş çevirmek
put (one) behind bars v. (birini) içeri atmak
put (one) behind bars v. (birini) hapse göndermek
put (one's) weight behind (someone or something) v. (birine/bir şeye) var güçle/gücüyle arka çıkmak
put (one's) weight behind (someone or something) v. (birinin/bir şeyin) varıyla yoğuyla arkasında durmak
put (one) behind bars v. (birini) parmaklıkların arkasına göndermek
put (one's) weight behind (someone or something) v. (birini/bir şeyi) bütün varlığıyla desteklemek
put (one's) weight behind (someone or something) v. (birine/bir şeye) olanca güçle destek vermek
put behind one v. unutmaya çalışmak
put behind one v. geride bırakmak
throw (one's) weight behind (someone or something) v. (birinin/bir şeyin)
throw (one's) weight behind (someone or something) v. (birine/bir şeye) var güçle/gücüyle arka çıkmak
throw (one's) weight behind (someone or something) v. (birini/bir şeyi) bütün varlığıyla desteklemek
throw (one's) weight behind (someone or something) v. (birine/bir şeye) olanca güçle destek vermek
could do something with one arm tied behind their back expr. (bunu ben) tek elimle yaparım
could do something with one hand tied behind their back expr. (bunu ben) tek elimle yaparım
with one hand tied behind one's back expr. kolayca
with both hands tied behind one's back expr. kolayca
with both hands tied behind one's back expr. zorlanmadan
with one hand tied behind one's back expr. zorlanmadan
behind (one's) time expr. demode
behind (one's) time expr. çağın gerisinde kalmış
behind (one's) time expr. zamanın gerisinde kalmış
behind (one's) time expr. planlanandan geç
behind (one's) time expr. gerekenden/söylenenden/istenenden geç
behind (one's) time expr. geri kafalı
with one hand tied behind back expr. eli arkasında bağlıyken bile
with one hand tied behind back expr. kolaylıkla
with one hand tied behind back expr. rahatça
with one hand (tied) behind your back expr. hiç zorlanmadan
with one hand (tied) behind your back expr. zorlanmadan
with an arm tied behind (one's) back expr. eli arkasında bağlıyken bile
with one hand tied behind back expr. zorlanmadan
with one hand (tied) behind your back expr. eli arkasında bağlıyken bile
with one hand (tied) behind your back expr. rahatça
with one hand (tied) behind your back expr. kolaylıkla
with one hand (tied) behind your back expr. tek eliyle bile
with one hand tied behind back expr. hiç zorlanmadan
with an arm tied behind (one's) back expr. kolayca
with an arm tied behind (one's) back expr. hiç zorluk çekmeden
with an arm tied behind (one's) back expr. gözü kapalı
with one hand tied behind back expr. tek elle bile
Slang
do sneaky shit behind one's back v. birinin arkasından sinsice işler çevirmek